Anne – Baba Duası ile Eğitim
16 Şubat 2021
Fıtır (Ramazan) Bayramı
16 Şubat 2021

İnsan aklı; öğrenmek, araştırmak, bilmek ve merak ettiklerine cevap aramak ve bulmakla programlanmıştır.
Bunu yaparken çok farklı alanları da örneğin; doğu felsefesi, yoga, maji, reankarnasyon, tao, budizm, zerdüştlik v.b. inanış ve felsefi akımlarını da geliştirmiş, kuralları ve mucizeleriyle destekleyen açıklamalarını da ihmal etmemiştir. Tabii bunların falla, büyü ve burçlarla desteklendiğini de göz önünde bulundurmalıyız.
Temelinde evrim felsefesi yatan insan bilincinin geliştirilmesi, yönlendirilmesi çalışmalarına karşın yaratılışımızın gayesi Allah’ı bilmek ve bulmak olmalıdır. Aslında içsel yolculuğumuzda esas; kalbimizdeki ışığın – nur’un keşfi olmalıdır.
Kur’an-ı Kerim başlı başına bir mucizedir ve içeriğinde alemlerin Rabbi Allah (c.c.)’ın kendini bilmemizi istediği gerçeği yatmaktadır. Çünkü O, kainatı da, yeryüzündeki halifesi insanı da bilinmek istediği için yaratmıştır. Elbette madde manada kainatın yok edileceğini de “kıyamet günü” ile haber veren için insan aklı her halûkârda sınırlıdır. Çünkü insanoğlu O’nun bilmemizi istediği kadarını bilir. Dolayısıyla İslâm’ı ve islâm üzere yaşamı da yukarıda saydığımız akımlardan, inanışlardan ayrı anlamaya çalışmalı, birbiriyle kıyaslamamalı hatta harmanlayıp karıştırmamalıyız. Yoksa mutlaka mantık ile açıklama ve tanımlar getirme yoluna gidilebileceğinden bunun da olması gerektiği gibi gerçek ve samimi iman ve inancımıza halel getirebileceğini unutmamalıyız.
Elbette insan, ilim ile desteklenmeli ama ölçü Kur’an-ı Kerim’in mucizeleri olmalıdır. Zira biz bu dünyaya başıboş gönderilmedik. Biz, bize sunulan doğru bilgiyi gelecek kuşaklara aktarmak üzere vazifeliyiz. Gayemiz de bu olmalıdır.
Yaradan nûr’unu mutlaka tamamlayacaktır. Bunu da seçtiği kullarıyla icra edecektir. Bu seçkin zümreden olabilmek temennisiyle…
Selametle